Gölcük’ün tarih ve doğayla iç içe güzide köylerinden Örcün’de, toplumsal duyarlılığı yansıtan özel bir mekân hizmete girdi. Sultan Baba Mescidi ve Ali Vasfi İzmidî Hüsn-i Hat Müzesi’nin yanı başında, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla oluşturulan mesire alanının hemen yanında yer alan Örcün Down Kafe, +1 Farkla Gölcük Down Sendromlular Derneği tarafından hayata geçirildi.
Hem sosyal sorumluluk hem de istihdam odaklı bu güzel proje, bölgedeki Down sendromlu bireylerin toplumla daha güçlü bağlar kurmasına imkân sunuyor.
Örcün Down Kafe, Yoğun Katılım ve Büyük Destekle Açıldı
Kafenin açılış töreni, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, İlçe Milli Eğitim Müdürü Caferi Tayyar Mert, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Hasan Ceyhan, Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram, Gaziler Dernek Başkanı Mehmet Arslan, Engelliler Dernek Başkanı Hasan Bat, Muhtarlar Dernek Başkanı Bilge Saral ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.
“Engel değil, farklılık” diyerek yola çıktılar
+1 Farkla Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı Belgin Abanoz, açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Down sendromlu bireylerin daha görünür, üretken ve aktif bireyler olarak toplumda yer alabilmeleri için Örcün Down Kafe’yi hayata geçirdik. Bu tür projeler, yalnızca istihdam değil, aynı zamanda farkındalık oluşturma açısından da çok değerli. Biz bu yola, ‘engel’ değil ‘farklılık’ anlayışıyla çıktık. Başta Gölcük Belediye Başkanımız Sayın Ali Yıldırım Sezer olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bugün burada bizleri yalnız bırakmayan Sayın Kaymakamımıza ve tüm misafirlerimize şükranlarımızı sunuyorum.”
“Tarihle doğanın kalbinde, çayınızı içmeye bekliyoruz”
Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu özel mekân sayesinde, özel bireyler hem sosyalleşebilecek hem de aktif çalışma hayatında yer alarak özgüvenlerini güçlendirecekler. Örcün Down Kafe’nin kurulmasında büyük emeği geçen Dernek Başkanımız Sayın Belgin Abanoz’a, değerli misafirlerimize ve elbette bu projeye ruh katan özel bireylerimize yürekten teşekkür ediyorum. Tüm hemşehrilerimizi, tarihle doğanın iç içe geçtiği bu huzurlu ortamda çaylarını, kahvelerini keyifle yudumlamaya davet ediyorum.”
Kaynak: AA
Onlar dünyaya bir fazla kromozomla gelmiş olabilir ama aslında sevgiyi, samimiyeti ve koşulsuz kabulü bizden bir fazla yaşıyorlar. Down sendromlu bireyler, gülüşleriyle içimizi ısıtan, samimiyetleriyle en kalın duvarlarımızı yıkan, sevdiklerinde tüm kalbiyle sarılan insanlar. Onları “eksik” görmek, aslında bizde eksik olan anlayışın, sabrın ve şefkatin bir yansımasıdır. Oysa onlar, çoğu zaman bizim unuttuğumuz gerçek insanlık değerlerini taşıyorlar yüreklerinde. Bir adım geriden değil, sadece farklı bir yoldan geliyorlar. Bu fark, bize daha yavaş ama daha derin bir sevginin, daha sade ama daha güçlü bir varlığın mümkün olduğunu gösteriyor. Onların olduğu her yerde daha çok gülümseme, daha çok empati ve daha çok hayat var. Bu yüzden farkındalık bir gün değil, her gün olmalı. Çünkü hayat, en çok da farklılıklarımızla güzel. Onları anlamak, yalnızca onların yaşamlarını kolaylaştırmak değil, bizim de daha iyi insanlar olmamıza bir kapı aralamaktır.



